Ders Çalışmak..

fotograf 1: çalışmak çalışmak çalışmak..

O ne büyük bir nefsi mücadeledir Allah'ım. Oturup sandalyede, masa başında, önünde kitap açık bir şekilde saatlerce ders çalışmak, çalışabilmek hatta çoğu zaman çalışmaya çalışmak.

Çalışılması gereken kitap sayfaları birbiri ardına dizilmek suretiyle 'burdan köye yol' olur gibi gelir insana. Bir süre sonra, çevrilen her sayfa onu çevirene sanki koca bir dağı aşmış hissi verir. Ama bu his sadece bunla da sınırlı değildir. Bedene de yansır o koca dağı aşmanın yorgunluğu. Zihin artık isyanlardadır. Nefis türlü türlü istekler sokar akla.

O an, ders çalışmak dışında herşeyi yapabileceğini farkedersin ama yapman gereken tek şeyin gene ders çalışmak olması gerçeği seni içten içe kemirir. Çünkü o tek şeyi de hakkıyla yapmıyorsundur ki gidip de diğer işlere vakit ayırasın.

Gezmek, tozmak, alış veriş yapmak, yemek yemek, su içmek, sohbet etmek, interneti kurcalamak, çalışma masanı düzenlemek, dolabını temizlemek, hatta çamaşır yıkamak... Bunların hepsi ve çok daha fazlası hemen yapılması gerekenler listesine girer ders çalışmaya oturan öğrencinin. Sanki dersten sonra yapsa... Olmaz işte, aklı devamlı kurcalanır bu yapılacaklar listesiyle. Çünkü 'ders çalışmak' hiç bir zaman kolay kolay sokulmaz o listeye.

Farkındadır aslında tüm bu zihin oyunlarının. Ama engel olamaz gene de. Akıl ve vücut bir olmuştur ve ısrar etmektedirler ders çalışmamak için.

Ne zordur öğrenci olmak.

Aslında kanımca öğrenci olmak değildir zor olan. Bilakis öğrencilik çok kebap bir uğraştır ilk bakışta. Fakat iş akıl yürütmeye, aklını ders için çalıştırmaya, onca hobiye vakit ayıracakken vaktini dersle geçirmeye, gelince çirkefleşir; pek bir karmaşık hal alır.

Kolay değildir zihni bilim için, eğitim için çalıştırmak. Büyük bir nefis mücadelesi ister.

Ooufff...

Peki o halde niçin buradayız? Yani niçin üniversiteye geldik? ÖSS'de o kadar çok çalıştık ki buralara gelmek için. Neydi derdimiz? Kendimizi sabah akşam ders çalışmaya zorlamak için miydi? Peehhhh!

olaya bu açıdan bakınca içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve insan karamsarlığa kapılıyor.

Zor iş zor... Valla zor...


fotograf 2: yakında ben de böyle bişiye benzersem şaşmayın...
Etiketler: , , edit post
5 Responses
  1. zehra Says:

    nıhayet yanı emre kardesmıze guzel bır allah yardımcı olsun yorumu yazdırmadın kapatmıssın yoruma yazamıyoruz:))


  2. missing86 Says:

    çalış çalış...bakalım nereye kadar.. :D
    abım kendı degımıyle,kaldırım muhendıslıgıne atandı bıle.. :D
    ben de kaldırımların kaymakamı olucam...
    sende genetikçi olursun sokaklarımızın..:D:D ..
    yada amerıkaya gıdersın gene..bende abımle isveç e gidicem insallah..
    su toplum gönüllüsünde asil üye olayım bı hayırlısıyla da..bide dil öğrenmem gerek tabı..çaktırma.. :D
    oy oy oy bekle benı isveçççççççççç
    :P:P
    hadı görüşrüz e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e.d.e........
    bu şeklede bayıldım ama yaa :D


  3. zehra Says:

    herkezin cumhuriyet bayram�n� kutlar bu ulkede kardesce bar�s �cer�s�nde yasayacag�m�z n�ce uzun seneler d�ler�m ....


  4. siz bir de iş hayatına atılınca görün işin zorluğunu... tamam şimdi ders çalışmaktan kendinizi yetiştirmeye, eğlenmeye vakit ayırmadığınızı söylüyorsunuz ama iş hayatına atılınca öğrenci iken çok kolay vakit ayırabildiklerinize de vakit ayıramayacaksınız...

    gerektiğinde dersi kırıp, derste öğretmeni dinlemeyip, üste ders bırakmayı göze alıp kendinizle ilgilenebiirsiniz ama iş hayatında işi kırma, işinizi yapmama gibi bir şansınız yok. hele benim gibi bir de öğretmenseniz, okul öncesi evde epey bir vaktinizi alan ders hazırlığı, öğrenci başarısızlıklarından tümüyle (diğer tetkenlere rağmen) kendinizi sorumlu tutmanın sıkıntısı, bu sıkıntılarla kendinizi hiçbir hobinize tam olarak verememeniz mahvedici bir durum...

    bunun da üstüne bir de evli ve çocuk(lar) sahibi iseniz... deme gitsin :=)))

    şikayet yok emre deniz, şikayet yok... hayatının en kolay dönemini yaşıyorsun; bunu iyi değerlendir lütfen... offf'lamak ancak geriletir insanı ve yapabileceklerinin de önüne geçer.


  5. zehra Says:

    mutlu hafta sonları :)