mısır'ı geziyoruz, vol.3

gemimizdeki son geceden sonra, bizleri luxor şehrinin kıyısında bırakıyor. oradan gezi alanlarına bizleri götürecek olan otobüse geçiyoruz. ilk hedefimiz krallar vadisi. zamanında firavunların gömüldükleri mezarlar ve hatta piramitler dahi yağmalanmaya başladığı için buna bi önlem almak istemişler. o yüzden bazı firavunlar, eşleri ve varisleri bu sert ve dik vadiler arasına oyulan derin çukurlara gömülmüşler ki yanlarına konulan değerli eşyalar yağmacılar tarafından talan edilmesin.

bu vadi bi yüz yüzelli yıl kadar önce keşfedildikten sonra, şimdi yanlış hatırlamıyorsam, 50 kadar mezar gün yüzüne çıkartılmış. bunlardan en önemlisi belki de tutankamon'un mezerıdır. 70 yıl kadar önce bu mezar açıldığında bakmışlar ki mezar ağzına kadar hazinelerle dolu. paha biçilemiyecek eserler var. normalde diğer mezarların hepsi keşfedildikten sonra yağmalanıyor ama tutankamonun tüm hazinesi yağmalanmadan kurtulup da kahiredeki mısır müzesinde sergileniyor günümüzde.


mezarların çoğunun girişi aşağıdaki gördüğümüze benziyor. bi çok mezar keşfedilmiş dedik ama hepsi değil tabi. biz oralarda gezerken, bazı yerlerde kazılar halen devam etmekteydi.
bu mezar yanılmıyorsam ramses IV ya aitti. tabi ki tüm eşyalar boşaltılmış. geriye ise sadece duvar süslemeleri ve ortadaki lahit kalmış.

bu da gezdiğimiz başka bi mezar. kimin olduğunu şu an hatırlamıyorum. yalnız gezdiğimiz en muhteşem mezar Tutmosis'e ait olandı. bu yazının ilk resmi de Tutmosis'in mezarına giden yolda çekildi. oldukça dar ve dik bi geçitten geçtikten sonra varılıyor mezarına. içerisi cidden çok güzel boyamalarla işlenmeşti. iyi ki de oraya çıkma zahmetine katlanıp da görmüşüz mezarı.

krallar vadisinde başımıza kötü bi olay da geldi. normalde mezarlar içerisinde flaşlı ya da flaşsız fotograf çekmek yasakmış ama çeken bi sürü insan görünce biz de bu güzellikleri kayıtlarımız arasına almak istedik tabi. fakat son mezarda bizi gören bi görevli, geldi ve makinemi elimden aldı. ceza olarak "tüm fotografları sileceğim (tüm mısır fotolarından bahsediyor, yaklaşık 1200 kayıt vardı o sırada makinede) ve makineyi geri almak için polise 500 mısır poundu (yaklaşık 125lira) falan ödemek zorunda kalacaksınız, 2-3 saat bekledikten sonra o da" diyordu. meğer şerefsiz adamın derdi rüşvetmiş. onun bunun evladı (bak sinirlendim yine hatırlayınca). neyse, biz 50 pound önerdik ama kabul etmedi adam. sonra rehberimizi çağırdık ve konuşmasını rica ettik. rehber de 50 pound'a kurtardı makinemizi sağolsun. sonra hızlı bi şekilde çıktık gittik zaten oradan.

harbi bu araplarda çok var rüşvetçilik, dolandırıcılık, hırsızlık ve ahlaksızlık. güya dindar bi ülke ama alakaları yok hakla hukukla. tamam belki biz fotograf çekmekle yanlış yaptık ama bu durumda o görevlinin yapması gereken şey alıp makineyi polise teslim etmekti. kaldı ki o 500 pound olayında da yalan atmış, polisten alacağımız bi formu doldurduktan sonra makineyi alabiliyormuşuz, ve sadece o mezar fotograflarını silmek yetiyormuş. ama işte şerrreefffsiz adam illa rüşvet alacak ya yalan üstüne yalan atıyor, hem de kendi tanrısının adına yemin ederek.

neyse, bu kötü olaydan sonra zaten krallar vadisindeki gezimiz sona ermişti ve hatşepsut tapınağına çıkmak için yola koyulduk. dağa oyularak yapılmış bu yapı oldukça ihtişamlı duruyor, gerek uzaktan gerekse de yakınından.

hatşepsut, eski mısırın tek kadın firavunuymuş. normalde kadınların firavun olması yasak fakat bu kadın o kadar güçlü bi kişiliğe sahip ki rakiplerini halt ederek tahta çıkmayı başarmış. fakat halk bunun kadın olduğunu bilmiyor ve bilmemeleri de gerekiyor çünkü kurallara aykırı. o yüzden hatşepsut ne zaman halkın arasına çıkacaksa, o zaman göğüslerini bi şey ile bağlayıp da erkek kıyafetleri giyiyormuş ki kadınlığı belli olmasın.

bu tapınakta da bazı hiyeroglifler renkli olarak kalmayı başarmış. açıkta olsalar bile üstleri kapalı olduğu için yağmur ve güneşten çok etkilenmemişler herhaldeki böyle yer yer renkli kalabilmişler. ha bir de tabi bu tapınağın yüz yıllar boyunca kum altında kaldığını düşünürsek, boyaların korunmuş olması mantıklı geliyor.

hatşepsuttan sonra tekrar gemiye döndük öğle yemeği için ve yemekten sonra bu sefer eşyalarımızı da toplayıp bindik otobüslere. sıradaki istikamet karnak tapınağı. mısırın en büyük ve en ihtişamlı tapınağı. vakt-i zamanında bu tapınak mısırın tüm gelirinin yüzde 10unu mu ne alıyormuş. yani o kadar zengin bi yermiş ki, yüzlerce kilometre karelik toprakları, binlerce hayvan sürüleri ve işçileri neyim varmış.

ramses II firavun olduğunda, karnak zaten var ve büyümeye devam ediyor. fakat uyanık ramses, tüm eski firavunların isimlerini ve heykellerini kaldırtıyor karnaktan, sonra da her bi köşesine kendi eserlerini ve ismini yerleştirtiyor. dolayısıyla da gerek o zamanki halk, gerekse de tarih boyunca bu tapınak hep ramsese atfedilmiş, diğer firavunların katkıları hiçe sayılarak.

bu fotograflara bakınca da sanki sütünların sonsuzluğa doğru uzayıp gittiğini hissediyor insan. ama cidden öyle :) bi ucundan bi ucuna gidene kadar nefes nefese kalıyorsunuz.

bu fotografta da sanki ufuk çizgisine kadar giden sütünlar gözüküyor.

karnaktan sonra sıra luxor tapınağında. bu tapınak da mısırın ikinci büyük tapınağı karnaktan sonra. ama büyüklük olarak belki karnağın anca yarısı kadardır.

bu tapınağa oldukça geç vakitte gidebildik. hatta gruptaki teyzeler gün içerisindeki yoğun tempodan yorulmuş olacaklar ki istemiyorlar burayı gezmeyi. biz tabi ısrar ediyoruz rehbere, ve mısıra gelip de luxor'u göremezsek turu şikayet ederiz diye de tehdit ediyoruz üstü kapalı :)

mısırda turistlere yönelik çok terör saldırısı olmuş son 20 yıl içerisinde. bu yüzden de şehir dışında otobüsle yolculuk yapılacaksa, ya konvoy içerisinde gitmek gerek, ya da polis eskortluğunda. bizim grubumuz luxorda çok vakit harcadığı için akşamki konvoyu kaçırdı. luxordan hurghadaya çöl boyunca yapacağımız 4 saatlik bi yolumuz vardı halbuki önümüzde. konvoyu kaçırdığımız için polis bizim grubu çöle salmadı. o yüzden rehber eskort ayarlayana kadar 3-4 saat kadar boş boş beklemek zorunda kaldık şehirde. ama sonunda 1000 pounda mı ne bi polis arabası ayarlanınca başladık yolculuğa tekrar.

mısırlı salak şöförlerin dikkatsiz otobüs kullanması ve geceleri farlarını yakmamaları bizim yüreklerimizi ağızlarımıza getirdi, ayrıca midemiz de altüst oldu yol boyunca. ama hurghadaya ulaştığımız gibi otellerimize çekildik ve yorgunluktan direk uykuya daldık zaten. ertesi günü kızıldenizde güzel bi ada turu bizi bekliyor olacak.
7 Responses
  1. Vaaay emrecim, siten çok güzel olmuş. Süper diyorum başka birşey demiyorum =)


  2. e.d. Says:

    @bilal: sonunda buldum yazdıklarıma uygun bi şey :) bunda karar kıldım galiba uzun bi süre için. güzel de oldu yani he.. teşekkürler.


  3. Adsız Says:

    yeni tasarımın hoş olmu. tam senlik..tam bir uyum içinde olmuşsunuz böyle yazılar resimler falan..
    güle güle kullan Emrecim..
    ya o araplar var ya araplar.. sahiden de çok pis ukala bir millet.. yani ne ararsan var .. dediğin gibi güya müslüman ülkeler ama işte bir olmuyo herkes.. onlarda ayrıca bir havailik var... aman Allah bulaştırmasın diyelim :D
    dua et kurtarmışsın makineyi..ki öyle silmek gibi bi hataya düşseydi düşünüyorum ben osam naparım diye..heralde adamı parçalardım dişlerimle :DDD

    direksiyona sen geçseydin abi sen çok yorulmuşsundur kıyamadık sana sen geç dinlen biz hallederiz diyip alsaydın kontrolü ele hehehe :))
    ooh daha devam ediyor macera gelsin bakalım..
    bu arada sınavlarda tam gaz devam tabi :)
    kolay gele ..başarılar..
    büşra..


  4. e.d. Says:

    @büşra: teşekkürler büşr başarı dileklerin için. valla bi 10 yıl falan arap memleketi falan göçrmek istemiyorum arapların kendileri yüzünden :/ ama yine de dayanamayıp ucuz bi ttil bulursam eğer mısırın kızıldeniz taraflarına gidebilirim bi ara :)


  5. Adsız Says:

    teşkilatlı gidersin ..
    :) çok sinir bozucular aslında
    neredn gelmiş onlara o ukalalıklar o burnu havadalıklar bilmem..
    ne sanıyolarsa kendilerini..
    git tabi git :)tatil bu kaçar mı :D
    büşra


  6. duygu Says:

    hıımm..valla iyi maceralardan geçmişsin çocuğum.. :D
    senın ağzın ne kadar pismiş ölee...ağzına biner çalıcam senin...hııı seniii..... :D :D


  7. e.d. Says:

    @büşra: yeterki tatil olsun, nerede olduğu önemli değil di mi :D

    @duygu: valla onlar haketti okkalı bi küfür. ben de ettim zaten ama içimden :D